| |
| YEREL STK BULUŞMASI
STK-Yerinden Yönetimin (YY) Güçlendirilmesi ve YY Mekanizmalarının Geliştirilmesi Çalışma Grubu (ÇG) ----------------------------------------------------------------------------------------- Raporun Hazırlandığı Tarih: 18 Mart 2002 Raporu Hazırlayan: Habitat Gündemi-Yönetişim Alt Grubu Üyesi Tülay Urgancı Telefon No: 312-212 88 00 / 1835 E-Posta : urgancit@dtm.gov.tr
Haziran 2001 tarihinde Ankara Ticaret Odası’nda bir araya gelen çeşitli STK temsilcileri, bu defa 2 Ekim 2001 tarihinde Fişek Enstitüsü’nde yaptıkları toplantıda; Dağınık olan ve yıllar geçmesine rağmen bu nedenle yeterince güçlenemeyen sivil toplum kuruluşları için özgün bir platforma gidilmesi ve bu amaçla bir “STK çatı kuruluşu” üzerinde yoğunlaşılması konusunda fikir birliğine varmıştır. Anılan Çalışma Grubu, 24 Ekim tarihinde TOSAM’da yapacakları toplantıda , ulusal ölçekli bir stratejiye gidilmesi konusunda anlaşmış ve ATO’da gerçekleştirilen “STK-Buluşma” toplantısına katılan grup temsilcilerinin insiyatifleri ile her ay farklı bir dernekte toplanmaya çalışarak günümüze değin faaliyetini sürdürmüştür. Habitat Gündemi’nin incelenmesi sonucunda gelinen noktada STK’larımızın bundan böyle birbirine bağımlı ve birlikte çalışabilecek bir yapılanma içerisinde bulunmaları ile ileriye yönelik aksiyon ve uygulamaları bu yapı içerisinde gerçekleştirmeleri gerekeceği anlaşılmaktadır. Kısaca bu konu yönetim ve/ veya yönetişim olarak ifade edilebilir. Anılan Gündemi ilgilendirecek yönetişim biçimi kentsel yönetişim (urban governance) olacaktır. Yukarıda ifade edilen ünvanla faaliyetlerini sürdüren bu grubun , daha geniş “buluşma” odaklı grupların da katılımıyla elektronik yerinden yönetişim grubu (eYYG) na dönüşümü ile kapsamlı bir proje eşliğinde bilgisayar destekli bir sivil sistemin hayata geçirilmesi için uygun zaman ve zemin kanımızca yakalanmış olacaktır. İstenildiği takdirde, çalışma grubunun doğal konuları arasında TOKİ ve UNDP arasında oluşturulmak istenen ulusal komitenin canlandırılması ile ulusal habitat konferansı’nın düzenlenmesi gibi konuların da bulunabileceği görülmektedir. (www.toki.gov.tr) Kaldı ki, eYYG, T.C. Hükümetince onaylanan Ulusal Rapor ve Eylem Planı’nda yer alan konularla yakından ilgilidir. Bilindiği üzere, Habitat kapsamında yönetişim alt komisyonu dışında sürdürülemiyen diğer alt komisyonların (Ekonomik Gelişme, Sosyal Gelişme, Afet Yönetimi, Uluslararası İşbirliği, Konut ve Çevre Yönetişim) faaliyet alanları bulunmaktadır. Fişek Enstitüsünün “Fisek.org.tr” adresli sitesinde; STK ve bilişim içerikli konulara, başka bir deyişle “linux” olarak bilinen serbest yazılıma değinilmesini takdirle karşılamaktayız. Bu iki konunun birbirleri ile ilişkilendirilmesinden ortaya çıkacak kritik bir görevin, daha sonra uygulamalarla hayata geçirilmesi gerekeceği anlayışı ile, bilişim teknolojilerinin bir an önce sivil toplumun hizmetine sunulması zorunludur. Başbakanlık bünyesinde bulunan 12 çalışma grubu ile sürdürülen, elektronik Avrupa + ve elektronik Türkiye programları uyarınca faaliyetlerine ivedi olarak ihtiyaç duyulan sivil toplumun, özlenen çalışmalarını serbest yazılımlarla oluşturması bir gerekliliktir. Habitat ve Yerel Gündem 21 kapsamında belediyelerle birarada yürütülecek katılımcı platformlarda STK’lara yer verilmesinin ve ancak bu şekilde yerel bazda hayata geçirilecek ulusal çevre veri tabanları ve farklı kamu ve özel iletişim ağlarının oluşumunda serbest yazılımların katkısına başvurulacağı şüphesizdir. eEYYG çalışmalarının özetlenerek , sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma (dezavantajlı gruplar dahil) ve bilişim konularında hizmet vermek isteyen diğer derneklere zaman içinde duyurulmasında fayda görülmektedir. eYYG’nun Öncelikli Çalışma Konuları:
- Yönetişimin diğer bir anlamının “yapmak, yapılabilir kılmak” olduğu dikkate alındığında, kamuda ve özelde klasik çalışma anlayışımız olan reaktif “raporlama” yerine somut uygulamaların hayata geçirileceğinin ilgililere proaktif bir anlayışla sunulması ve ancak bu şekilde Habitat ilkeleri olan “sürdürülebilirlik, yapılabilirlik ve katılımcılık”ın gündeme getirilebileceği, - Unvanı “yönetişim” olacak bu grubun üyelerinin işbirliği içerisinde türkçe ve ingilizce dillerinde yönetişim kavramının bir “ppt” ile açıklanmasında , mümkünse TOSAM ile birlikte gayret etmeleri, - Habitat ve Türkiye Gençlik Derneği başta gelmek üzere, önceleri Tübitak son günlerde ise DPT tarafından üstlenildiği bilinen Ulusal Gençlik Ajansı’nın hayata geçirilmesi konusunun araştırılması,
- Anılan Proje’nin, UNDP’ye yönlendirilerek, kurulacak çatı organizasyonuna yasallık kazandırılması aşamasında TOKİ kolaylaştırıcılığının sürdürülmesi, - 2003 yılının Japonya’da “Türk Yılı” olarak kutlanacağının dikkate alınarak, Türk-Japon Vakfı Başkanı Tayyar Sadıklar ile ilişki kurulması,
- eYYG faaliyetleri ile Haziran 2002 ayında ulusal STK katılım çağrısına yönelik prova niteliğindeki bir toplantının akabinde çalışma grubunun biraraya geldiği tarih olan 2 Ekim 2002 tarihinde yurt sathında geniş bir toplantının hazırlığının başlatılması, faaliyetlerinde hızlı sonuç alabilmek için, pro aktif bir yaklaşımı benimsemek gerekmektedir.
İSTANBUL+10 için Yeni Yönetişim Stratejileri
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan “Yeni 1000 yılda Kentler ve İnsan Yerleşimleri Deklarasyonu”nu içeren demeçlerinde, BM bünyesindeki organların yönetim şekillerinin yenilenmesi gerekeceğini, bu amaçla özel sektör, STK ve uluslararası organizasyonların yeni işbirlği çabalarına her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğunu bildirmiştir.
Bahse konu deklarasyon kapsamında Habitat Gündemi/İstanbul Deklarasyonu ile kararlaştırılan yükümlülüklerin de yerine getirilmesine çalışılacağı, gündemin esasını birey ile sürdürülebilir kalkınma konusunun oluşturduğunu, dünya nüfusunun yarısının şehirlerde yaşadığı gerçeğinin getireceği sorunların halli için yeni yaklaşımların gerekeceği bildirilmektedir. Ayrıca, kentsel çevre planlama ve yönetiminde entegre ve katılımcı yaklaşımların istihdamı artırıcı ve sunulan mal ve hizmet kalitesinin istihdamla doğru orantılı genişleme kapasitesine değinilmektedir.
Türkiye’nin 2010 yılında bilgi toplumuna ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla elektronik ortamda entegrasyonu gereken faaliyetler, günümüzde Başbakanlık koordinasyonunda sürdürülen “Elektronik Avrupa +” ve “e-Türkiye” programları ile yürütülmektedir. Anılan programların ışığında, sadece akademisyenler ve öğrencilerin değil, aynı zamanda her bireyin bilgiye doğrudan erişiminin sağlanması gerekmektedir. 1996 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen HABITAT II Kent Zirvesi faaliyetleri ile ülkemizde henüz yasal tanımı yapılamamış olmakla birlikte çalışmalarını sürdüren 400 kadar sivil toplum kuruluşu (STK) uluslararası bir platformda ilk olarak biraraya getirilmiştir. Şimdi ise sırada bir sonraki aşama olan iyi yönetişim uygulamaları (good governance) ile networking faaliyetleri kapsamında maddeten aynı konulara eğilen farklı grupların ortaklığı ile uluslararası etkin bir işbirliğinin başlatılması gelmektedir. Halihazırda sürdürülen faaliyetlerin bundan böyle uzun dönemli strateji ve vizyona bağlı görev dağıtımı ile karşılıklı bağımlılık ve sorumluluklarla elektronik ortamda yürütülmesi ile bu faaliyetlerde dikey hiyerarşi yerine kadın ve gençlik faktörünün de dahil olacağı ekip çalışmasını (societal task force) gerçekleştirecek çalışma disiplini ve ruhunun yaratılması bir zorunluluk olarak görülmektedir.
Anılan konferans kararlarının izlenmesi safhasında ortaya çıkarılan resmi doküman “HABITAT Gündem ve İstanbul Deklarasyonu” Ulusal Rapor ve Eylem Planı esas alınarak hazırlanmıştır. Öncelikle, ulusal ve yerel ölçekte uygulanması öngörülen HABITAT Gündeminde ortaklık, katılımcılık, sürdürebilirlik ve yapabilirlik ilkelerinin ışığında ilgili merkezi ve yerel yönetimler, STK ve akademilerin işbirliğine dayalı olarak geliştirecekleri bir süreç ile bu yeni ve kapsamlı sürecin izlenme mekanizmasının tek merkezden oluşturulması karara bağlanmıştır. Şeffaf kentsel yönetişim (urban governance) merkezi ve yerel idareler ile birey eşitliğinin ön plana alındığı sivil toplum oluşumları arasındaki koordinasyonu etkin hale getirmekte ve bütünlük içerisinde uygulamaları gerçekleştirecek aktörlerin rollerini kesin çizgilerle ortaya çıkarmaktadır. İkinci olarak, toplumun beklentisine en kısa sürede yanıt verecek şekilde uluslararası proje ve dış kaynak kullanımı konusunda bilgi verilmesini sağlayıcı bir merkezin oluşumunu sağlamak, tek pencere “single window approach” anlayışına göre yapılandırılacak merkezde; stk ve iş dünyasının katkısı ile hayata geçirilecek sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınmaya dayalı uygulamalar için gereken dış kaynak kullanımını halihazırda caydıran kırtasiyeciliği önlemek ve günümüzde en alt düzeyde mali kaynak kullanan kamu ve özel sektör kuruluşlarımızı da bu imkanlardan yararlandırılmak söz konusu olacaktır. Türkiye’nin en büyük bölgesel kalkınma projesi olan GAP ve diğer programlar kapsamında yukarıda belirtilen sorunlar aşılamamış olup, en kısa sürede anılan yapının hayata geçirilmesiyle istihdam ve yaratıcılığı öne çıkararak bilgi ve deneyim paylaşım mekanizmasını harekete geçirecek yerel bilgi nitelikli projelerin dış kaynak yardımıyla oluşturulmasına çalışılmalıdır. Anılan kapsamdaki faaliyetler, mali kaynaklar ve bilişim teknolojileri desteğinde farklı kalkınma çabaları ile birleştirilerek sürdürülebildiği takdirde, Habitat Gündemi ilkelerinden birisi olan “karar alma mekanizmalarının desentralizasyonu” sağlanabilmektedir. Sivil toplum kuruluşlarına sağlanacak bir çatı organizasyonu marifetiyle (elektronik Merkez) ulusal ve uluslararası kapasite geliştiren politika ve programlarla işbirliği ortaklığı, proaktif bölgesel teknik işbirliği, bilgi paylaşımı/ dağıtımı şebekelerinin kurulması gerçekleştirilecektir. Elektronik ortamda oluşturulacak bu yeni yönetişim tekniği ile (electronic governance) kırsal kesimde toplumun ihtiyaç duyacağı her sektörle ilgili faaliyetlerle, karar alan mekanizmalarının ihtiyaç duyacağı verilerin oluşturulacağı bilgi bankalarının hayata geçirilmesi kolayca mümkün hale getirilebilir.
MERKEZİ ANLAYIŞTAN HAREKETLE YEREL POTANSİYEL HEDEFLERİNE ULAŞMADA ÇAĞDAŞ YÖNELİMLERLE YAPILANDIRILACAK YARATICILIK VE GİRİŞİM PLATFORMU
TÜSİAD tarafından Ocak 1997 tarihinde yayımlanan Yerel Yönetimler Yasa Taslağında: 21.yüzyılın eşiğinde bulunan Türk toplumunun yönetimden beklentilerinde değişiklik olduğu ve kamu yararının verimli ve etkin bir şekilde korunması hedefi ile uyumlu demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü bir anlayışın ve bu kapsamda Türk yönetim sisteminin yerel topluluklara hizmet üreten kesiminin yeniden yapılandırılmasının gerekeceği bildirilmiştir. Kaldı ki, merkeziyetçi Osmanlı toplumsal ve siyasal yapısının böyle bir gelişmeye izin vermediği bilinmektedir. Halbuki, ancak güçlü ve demokratik yerel yönetimler, bilgi ile donatılmış bireyin beklentisini kolaylıkla karşılayacak bilgilendirme ve bilgi paylaşımını gerçekleştirebilir. Böyle bir gelişme ise, ancak yerel yönetim hizmet standartlarının oluşturulması ile hayata geçirilebilir. www.tubitak.gov.tr/uidb’de ifade edildiği gibi, 2005 yılında Avrupa Birliği’nin müstesna bir üyesi olabilecek Türkiye, Beşinci Çerçeve Programında yer alan programlara proje yönetimi ve kalite standartları kapsamında sunulacak kalkınma konulu çeşitli projelerle ulaşacaktır. Toplumda, merkezi ve yerel yönetimler,vakıf ve derneklerden oluşan Habitat aktörler yelpazesi, bireyin temel kişilik hakları ile ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını güvence altına alarak , kendilerini eğitim, barınma, çevre, sağlık hizmetleri ve kültür boyutunda ifade etmeyi gerçekleştirecek örgütlenmeyi hayata geçirebilir. Çözüm, tek bir modelin uygulanışından ziyade, değişik aktörler, girişim ve modellerin birlikteliğine olanak sağlayacak şekilde olmalıdır. Birey ve onların oluşturdukları ailelere sağlanacak imkanlar ve kentleşme sürecinde karşılaştıkları sorunlara getirilecek öneriler, bireylere ve onların serbestçe katılımına açık olmalı ve görüşlerini dile getirebilecekleri eşitlikçi, düzenli ve işlevsel platformlar tesis edilmelidir. Herkes tarafından arzu edilen sivil insiyatifin hayata geçirilmesi için kişilere bulundukları yerde hizmet verecek çağdaş yerel merkezlerin oluşumu ile bu merkezlerin çevresinde örgütlenmeler desteklenmelidir. Habitat Gündemi örnek alınarak, Avrupa Birliği ilkeleri çerçevesinde Türkiye sivil toplum eylem planı öncelikli olarak yeniden gündeme getirilmelidir. HABITAT II kapsamında hazırlanan Türkiye Ulusal Raporu ve Eylem Planı ışığında; yerleşim sisteminin tabi olacağı dönüşüm kurallarının (sürdürülebilirlik, yaşanabilirlik ve hakçalık ) günümüzde karşılaşılan sorunlarla başa çıkmayı hedef aldığı görülmektedir. Sorunların başında, kentsel yönetişim stratejilerinin etkin olarak bireye hizmet platformuna dönüştürülememesi, verimli tarım arazilerinin, tarım dışı kullanımı ile bu konuda hazırlanan imar planlarına uygun gelişmelerin hayata geçirilememesi gelmektedir.
Yerel yönetim organizasyonları, Büyükşehir Belediyeleri, GAP, İç Anadolu, Marmara ve Boğazları ile Ege Belediyeler Birliği, Türk Muhtarlar Derneği, Türk Belediyecilik Derneği , IULA Uluslararsı Yerel Yönetimler Birliği, İstanbul Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisinden oluşmaktadır. Kanımızca yukarıda sayılan birimlerin, “belediyeler ağı” kapsamında açık kodlu yazılım uygulamaları ile birbirlerine ve kalkınma ve bilişim alanında çalışan STK’lar ile ilgili kamu kurumlarına bağlanmasının kısa sürede gerçekleştirilmesi . elektronik devletin bireye taşıyacağı hizmetleri kolayca hayata geçirebilecektir. Yukarıda sayılan yapı içerisinde, henüz yasal bir çerçeveden uzak olmakla birlikte, IULA-EMME ve UNDP kapsamında başarılı bir şekilde oluşturulan kent kurultayları ve yerel gündem 21 anlayışının, bilişim teknolojisi imkanları ile donatılacak yeni “gönüllüler” mekanizmasını ortaya çıkaracak farklı örgütlenmelerle de desteklenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, yerleşimlerin akılcı biçimde yönetilmesinde Coğrafi Bilgi Sistemleri’nden yararlanılmalı ve güncel istatistiki verilerin doğru derlenmesi, depolanması, analizi, ve işlenmesi için çalışmalar sürdürülmelidir. Bir taraftan, farklı kentsel uygulamalar için CBS özendirilirken, diğer yandan konut, taşınmaz fiyatları, çevre ve ulaşım istatistiklerinin anılan veri tabanları ile ilişkilendirilmesine imkan tanınmalıdır. Yeni kamu ihale yasasına göre, belediyelerce oluşturulan şirketler açılacak ihalelere katılamayacaktır.. Yerel yönetimlerin altyapı ihalelerinde kullanılacak bilgilerin, CBS yardımıyla hazırlanarak şeffaflık ve dürüstlük ilkesi içerisinde ilgililere sunumu mümkün görülmektedir. Sivil Topluluk Merkezi’nin Görevleri --------------------------------------------------------------------- -Sivil toplum önderlerinin “elektronik Avrupa +” kapsamında bilinçlendirilmesiyle yeni ekonomi ve anlayış konusunda bireylerin aydınlatılması sonucunda sağlıklı insan yerleşimlerinin oluşturulması, -Sivil inisiyatif tarafından kurulacak bir yapı ve topluma sunulacak haber, bilgi ve hizmetler konusunda oluşturulacak ağlar sayesinde, herkesin BT altyapısına erişim imkanına kavuşturulacağı bilgi toplumu kriterlerinin hayata geçirilmesi, - Türkiye’de henüz tanımı yapılamayan sivil toplum örgütlenmesinin tanımı ve hangi görevleri üstleneceğinin belirlenmesi (bilgi toplumuna erişimde kamu ve özel sektörün olası rollerinin detayları ile açıklanması da dahil olmak üzere), - Bilgi ve iletişim teknolojilerinin , sivil toplulukların hizmetine sunulmasını kolaylaştırmak amacıyla “single window approach” anlayışına uygun olarak tek merkezden / tek pencereden yönetiminin sağlanması, - Türkiye’de HABİTAT Gündemi ile ifade edilen Sivil Toplum Eylem Planı’nda yer alan uygulamaların ve pilot projelerin oluşumuna katkıda bulunması, sürdürülebilir çevre planlama ve yönetiminde sürdürülebilir üretim ve yönetim için proaktif bir sosyal sektörün temel yapıtaşlarının oluşturulması, - Uluslararası kuruluşlarca sürdürülecek faaliyetlerin izlenmesi için kurulması istenen Habitat Gündemi Görev Yönetim Sisteminin (Task Manager System)desteklenmesi, - Kentsel yerleşimlerin yanısıra, sulak ve yarı-sulak kritik doğal arazilerde sürdürülecek kalkınma çabalarının, bireyin kalkınmasına yol açacak şekilde yönlendirilmesi, - Özellikle sürdürülebilir ve eşitlikçi ekonomik ve sosyal kalkınma ve bilişim ve çevre dernekleri başta gelmek üzere, Merkeze başvuracak kuruluşlara dış finansal imkan ve odak noktaları konusunda bilgiler verilmesi, - İnsan yerleşimlerinde yaratıcı faktörlerin ortaya çıkarılarak, fakirliğin giderilmesine çalışılması bağlamında küçük ve orta ölçekli şirketler ile bireylerin, mikro kredi ve/veya risk sermayesi imkanlarından yararlandırılması, - Ülke sathında öncelikle seçilecek belli merkezlerde kentsel yerleşim kültürü ve bilgi altyapısının oluşumu için gereken entellektüel katkının sağlanması, - Türkiye’de ve içinde bulunduğu bölgede sağlıklı kentlerin ve çağdaş sosyal sektörün oluşumuna katkı sağlayacak programlarla ilgili sivil topluluk hizmet standartlarının hayata geçirilmesi, - Sivil Toplum Merkezi (STM/bundan böyle eMerkez olarak anılacaktır) elektronik ortamda faaliyet göstermesini sağlayacak elektronik yönetişim modelini oluşturacak şekilde yeni modellerin yaratılmasına olanak sağlayacak şekilde yapılandırılarak, merkez yönetiminin projelendirilmesi, - STM ile stratejik işbirliği yapabilecek ortakların yürütecekleri konuların saptanması ve bu hususun AB dokümanları ile teyidi, öncelikli olarak ele alınacak konular arasındadır. Bu konular ülkemiz aydınları tarafından ivedilikle ele alınmadığı takdirde, STK’ların doldumadığı veya dolduramadığı boşluğu MAFYA dolduracaktır. Zaten dolduruyor da… Bu bilimsel bir kural olup, sosyal alanda da geçerlidir. Lavazye’nin bilinen kimya kuralına göre, maddi dünyada boşluklar olmaz. Mutlaka bir şeyle doldurulur: Birleşen çabalarımız, boşlukların STK’larca doldurulması istikametinde olsun. Yeni işimiz ulusumuza hayırlı olsun.
MUHTEMEL İŞBİRLİĞİ ORTAKLARI KAMU SEKTÖRÜ; TOKİ,İçişleri Bakanlığı (Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü) Çevre Bakanlığı, TODAİE, TÜBİTAK(Uluslararsı İlişkiler Daire Başkanlığı) ABGS, MEB (Eğitek Daire Başkanlığı) Başbakanlık İnsan Hakları ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı AKADEMİLER: SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ: Kent Kurultayları ve Yerel Gündem 21 Girişimi Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı |